off

Akıllı hastanın sağlık rehberi

Akıllı hastanın sağlık rehberi Yazar: Esra Kazancı Öztekin

Sayfa: 172-174 kadın kalb sağlığı hakkında yorumlar.

Avrupa Kardiyoloji Derneği ve Amerikan kalb derneği (AHA) kadın kalbiyle ilgili geçtiğimiz yıllarda kırmızı alarm verdi.Kadın kalbinde ki farklılıkları vurgulayalarak kadın kalb sağlığına dikkat çekmek istenildi.Ayrıca kadınlarda en önemli ölüm nedeninin kalb ve damar hastalıkları nedeniyle olduğu ve yaklaşık meme kanserinin üç katı ölüme sebeb verdiği vurgulanarak farkındalığın arttırılmasının önemine değinildi.Amerika da her yıl şubat ayının ilk haftası içinde bir gün kadın kalb hastalıklarına ayrılarak ünlü insanların kırmızı giymesi ile konuya dikkat çekilmesi sağlanmakta ve o hafta içinde çeşitli etkinlikler yapılmaktadır.

Türk KardiyolojiDerneği de kadınlarda kalp hastalıklarıyla ilgili bir çalışma yürüttü. Türk Kardiyoloji Derneği Kadın ve Kalp Sağlığı Proje Ekibi’nden, aynı zamanda Florence Nihgtingale Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Saide Aytekin, kadın kalbinin farklılıkları konusunda şu bilgiyi veriyor:

Kadınlarda özellikle kalb damar hastalıklarının görülme yaşı erkeklere göre bir on yıl daha sonrasındadır. Bu genellikle menapoza girilme yaşı ile ilişkilidir.Bu nedenle kadınlarda eğer yaş gençse, kalb hastalığı ihtimali daha az düşünülmektedir.

Ayrıca kadınlarda kalp damar hastalıklarına bağlı şikayetlerin farklı olması efor testi , talyum testi ve anjiyografi gibi tetkiklerin yapılmasını ve dolayısı ile tanıyı geciktirir. Ayrıca efor testi ,talyum testi gibi testlerin sonuçlarında da, erkeklere göre daha fazla yalancı pozitiflikler görülebilmektedir. Yapılan araştırmalarda;  özellikle adet dönemlerinde kadınlara yapılan efor testlerinden yanıltıcı sonuçlar alınabildiği görülmüştür.Bunun östrojenin endotel fonksiyonları üzerine olan etkisinden kaynaklandığı düşünülmüştür.

Kadınlarda kalp hastalıklarına bağlı şikayetler erkeklerden farklıdır. Kalb damar hastalık-larına bağlı yakınmalar ,erkeklerde genellikle tipik göğüs ağrısı şeklinde ortaya çıkar. Kadınlarda ise nefes darlığı, yorgunluk, fenalık hissi, çarpıntı, kolda ağrı ya da batıcı ağrılar gibi tipik olmayan belirtiler ön plandadır.Bu nedenle kardiyak hastalıklar dışında yakınmaların sinirsel olarak değerlendirilmesi oldukça sıktır.

Kalp krizini takip eden ilk bir saatte hastaneye başvurulması ve kateter yoluyla damarın açılması önemlidir. Oysa, “Menopozdan önce kadınlarda kalp damar hastalığı olmaz” ön yargısı yüzünden ve kadınlarda belirtilerin atipik olması nedeniyle pek çok vaka atlanmaktadır. Kalb krizi sonrası komplikasyon ,şok oranı da kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülmektedir.

. Kadınlarda kalbi besleyen damarlar daha incedir. Damar yapılarındaki bu farklılık kadınlara daha az stent konmasına yol açan bir durumdur. Ya da kadınlarda damar yapılarının inceliğine bağlı olarak stent uygulamalarında komplikasyon oranları daha yüksek,” bypass” ameliyatları sonrasında yaşam kayıpları daha fazladır.

Yapılan araştırmalar kadınlara daha az ilaç verildiğini, daha az kan sulandırıcı kullanıldığını gösteriyor. Kadınlar erkeklere kıyasla kalp hastalıklarının tedavisindeki güncel tedavilerden yeterince faydalanamıyorlar. Ülkemizde diğer ülkelerden farklı olarak her yaşta hipertansiyon abdominal obezite ve insülin direnci kadınlarda daha sık görülmekte.

Kadınlarda özellikle menapoza girdikten sonra kaç yaşında olursa olsun rutin tarama testleri yapılmalıdır. Özellikle ailesinde 1.derece akrabalarında kalb hastalığı olanlarda kolesterol değerleri ,tansiyon ,obezite açısından önlemler erken yaşlardan itibaren alınabilir. Şeker hastalığı olanlar ,insülin direnci saptananlarda daha erken yaşlarda kalb ile ilgili kontrollar yapılabilir.Ve en azından senede bir yüksek riskli gruplar ve şeker hastalığı olanların bazı testleri tekrarlanabilir.Fizik aktivitenin arttırılması sağlanabilir.