off

Kalp damar hastalıklarında nasıl beslenelim?

KALP DAMAR HASTALIKLARINDA NASIL BESLENELİM?

Hasta olmadan insanları koruyabilmek birincil önlemdir.

Gelişmiş ülkelerde ve ülkemizde ölüm nedenleri arasında kalp ve damar hastalıkları ilk sıradadır ve yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, şişmanlık gibi sorunların düzeltilmesi ile bu ölümler önlenebilir veya geciktirilebilir. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü kalp ve damar hastalıklarını bir numaralı insanlık düşmanı ilan etmiştir. Kalp ve damar hastalıkları halen dünyada ölüm nedenleri arasında en üst sıralarda yer almakta ve yılda 20 milyona yakın insan bu nedenle hayatını kaybetmektedir. Avrupadaki kalp damar hastalıkları sıklığında kadınlarımız birinci sırada yer almaktalardır. Erkeklerde de birkaç ülke dışında ön sıralarda yer almaktayız.

Hasta olmadan insanları koruyabilmek birincil önlemdir. Kalp damar hastası olmadan önce tansiyonu, kolesterolü, kiloyu, kan şekerini düşük tutup, spor yapma alışkanlığını sürdürebilen ve sigara kullanımını bırakan insanlarda kalp damar hastalığına yakalanma riski ciddi anlamda düşmektedir. Avrupa da ve Amerika gibi ülkelerde gösterildi ki, önlemler dikkatle uygulanırsa,kalb damar hastalıklarından ölüm ve komplikasyonlar ciddi olarak azaltılabiliyor.
Son yıllarda, “checkup”ların yaygınlaşması yani tanının erken konulması, koronerlere ilaçlı stent takılımı, kateter yoluyla kalp kapakçığı değişimi, primer girişimlerin yaygınlaşması, cerrahide olan gelişmeler, yeni ilaç grupları gibi pek çok gelişime rağmen, dünyada ve ülkemizde kalp damar hastalıklarından ölüm birinci sırada yer almaya devam etmektedir.

Kardiyovasküler risk faktörleri nelerdir?

1- Yaş (erkeklerde ≥45, kadınlarda ≥55)
2- Ailede kalp hastalığı öyküsü (birinci derece akrabalardan erkekte 55, kadında 65 yaşından
önce koroner arter hastalığı öyküsü)
3- Erkek cinsiyet
4- Sigara içmek
5- Yüksek kan basıncı (Hipertansiyon/ kan basıncı 140/90 mmHg’ ın üzerinde olması)
6- Hiperkolesterolemi (total kolesterol 200 mg/dl’ın üzeri, LDL-Kolesterol 130 mg/dl’ın üzeri)
7- Düşük HDL-kolesterol değeri (<40 mg/dl)
8- Diabetes mellitus
9- Şişmanlık
10- Stresle baş edememe
11- Fazla alkol tüketimi
12- Fiziksel aktivitenin az olması
13- Doğum kontrol hapı kullanımı ( sigara içiliyorsa)
14- Menopoz, özellikle erken menepoz

Ayrıca aşağıda ki daha az görülen faktörler de damar hastalığı nedeni olarak kabul edilmektedir.

Yüksek hematokrit (kanda çok fazla hücre bulunması)
Artmış trombojenik faktörler (kanı pıhtılaştıran faktörler )
Tip A kişilik yapısı (mükemmeliyetçi, obsesif, hırslı ve gergin kişilik)
Östrojen eksikliği
Fibrinojen yüksekliği
Ürik asit yüksekliği
Lipoprotein (a)
Belirgin böbrek veya damar hastalığı
RİSK FAKTÖRLERİNİN YOK EDİLMESİNDE TEMEL YAKLAŞIMLAR

  • Küçük yaşlardan itibaren sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılması, beslenme politikalarının belirlenmesi, kalp hastalıklarından korunmada ve önlenmesinde temeldir. Kan lipit profilini olumlu yönde etkileyecek sağlıklı beslenme alışkanlığının kazanılması (diyetin toplam doymuş yağ içeriğinin azaltılması amacıyla, hayvansal yağların ve kırmızı et tüketiminin azaltılması, sebze, meyve ve tam tahıl tüketiminin dolayısıyla posanın artırılması) ve toplum genelinde yaygınlaştırılması önemlidir.
  • Ülkemizde önemli bir sorun haline dönüşmekte olan şişmanlığın önlenmesi ve HDL-kolesterol düzeyinin yükseltilmesi açısından her yaş grubunda egzersiz yapma alışkanlığının kazandırılması ve sporun desteklenmesi önemli olacaktır. Ülkemizde, 40 yaşın üstündeki kadınlarda oranının yüzde 50’nin üstünde olduğunu görüyoruz. Bu nedenle kadınlarda ciddi anlamda kalp damar hastalığı artmaktadır.
  • Hiperlipidemi ve hipertansiyonun kontrolüne ilişkin olarak kan lipit ve kan basıncı değerleri belirli araklıklarla kontrol ettirilmelidir.
  • Kalp damar hastalıkları için çok önemli bir risk faktörünü ortadan kaldırmak açısından toplumumuzda çok yaygın olan sigara kullanımının yoğun halk eğitimi ve caydırıcı politikalarla azaltılması önemlidir.
  • Ülkemizde yapılan çalışmalarda gösterildi ki, günlük almamız gereken tuz miktarı, 5 gram olması gerekirken, ortalama tükettiğimiz tuz miktarı 20 gram civarındadır. Bu çok yüksek bir orandır.Tuz miktarının azaltılması ve restaurantlar da dahil,sofradan tuzun kaldırılması ve bununla ilgili politikaların geliştirilmesi de ayrıca önem taşımaktadır.
  • Toplumda yüksek risk altında olan kişilerin saptanması ve bunların tedavisi koroner kalp hastalığı sıklığının azalmasında yarar sağlayacaktır.

Kan kolesterolü neden yükselir?
Kanda kolesterol düzeyini etkileyen çok sayıda faktör vardır. Kalıtım, beslenme alışkanlıkları/besinler, şişmanlık ve stres gibi faktörler total kolesterol ve LDL kolesterolünü yükseltmektedir. Kolesterole duyarlı bazı insanlarda yüksek kolesterollü diyet, total kolesterol ve LDL kolesterol düzeylerini önemli derecede yükseltir. Fakat toplam yağ, özellikle doymuş yağlar, birçoğumuz için çok önemli olan kolesterol yükseltici etkiye sahiptir.

HDL Kan Kolesterol Düzeyinin Yükseltilmesi:
En iyi yol, fiziksel aktivitenin arttırılmasıdır. Ayrıca, eğer birey şişmansa, vücut ağırlığının azalması, HDL kolesterol düzeyini olumlu yönde etkilemektedir . Diyette toplam yağ tüketiminin (enerjinin % 30’ unu geçmemek üzere) azaltılması, doymuş yağların yerine tekli doymamış yağların tercih edilmesi, sigara içilmemesi HDL kolesterol düzeyinin artırılmasında önemli faktörlerdir.

LDL Kan Kolesterol Düzeyinin Azaltılması:
Toplam diyet yağı azaltılırken, doymuş yağlar yerine doymamış yağların (sıvı yağlar) tercih edilmesi, diyet posa miktarının arttırılması, yağ ve kolesterol miktarlarının orta düzeye indirilmesi, düzenli fiziksel aktivite ile vücut yağ oranının azaltılması LDL Kolesterol düzeyinin düşmesinde etkin başlıca etmenlerdir.

Diyet Yağları ve Kan Lipitleri Üzerine Etkileri

Tekli doymamış yağ asitleri:
Tekli doymamış yağ asitlerinden zengin yağlar oda sıcaklığında sıvı formdadır. Kanola, fındık yağı ve zeytinyağları bu yağ asitlerinden zengindir. Tekli doymamış yağ asitlerinin LDL kolesterol ve trigliseridler üzerindeki etkileri nötral olmasına karşın, HDL kolesterolünü artırıcı etkisi vardır.
Beslenmenizde yer alan yağ türleri ve yağ asitleri bileşimi kan lipit profilini (kolesterol, HDL, LDL, trigliserit düzeylerini) etkiler. Doymuş yağı yüksek oranda içeren diyetlerle kan kolesterol düzeyi artarken, tekli doymamış yağların kullanımı ile HDL kolesterol yani iyi kolesterol artmaktadır.

Çoklu doymamış yağ asitleri:
Yağ asidinde bulunan karbon molekülleri arasındaki çift bağlardan iki veya daha fazlası kırılmıştır. Çoklu doymamış yağ asitlerinden zengin yağlar oda sıcaklığında sıvı veya yumuşak formdadır.
Mısır, soya ve ayçiçek yağlarının çoklu doymamış yağ asidi içerikleri yüksektir. Deniz ürünlerindeki yağların büyük bir kısmını da çoklu doymamış yağ asitleri oluşturmaktadır.
Diyette doymuş yağ asitlerinin yerine çoklu doymamış yağların tüketilmesi ile LDL kolesterolünde önemli bir düşüş sağlanabilmektedir. Çoklu doymamış yağ asitleri içinde iki ana grup vardır, Omega-3 ve Omega-6 yağ asitleri.

Omega-6 yağ asitleri (linoleik asit):
Omega-6 dan zengin bitkisel yağlar; mısır özü, ayçiçeği, soya fasülyesi yağlarıdır.

Omega-3 yağ asitleri:
Çoklu doymamış yağ asitleridir ve özellikle soğuk sularda yaşayan uskumru, ton, somon, gibi yağlı balıklarda bulunmaktadır. Omega-3 yağ asitleri yağlı deniz balıklarından başka bazı bitkilerde keten tohumu ve yağında, kanola yağında, soya yağında, ceviz ve fındıkta bulunmaktadır. Omega-3 yağ asitleri LDL kolesterol yapımını azaltarak kan trigliserit düzeyini düşürmektedirler. Omega-3 yağ asitlerinin kalp koruyucu etkisi nedeni ile bu yağları tüketenlerde koroner kalp hastalığına bağlı ölümlerde düşüş görülmektedir. Bu etkiyi yapabilecek Omega-3 yağ asidi dozu günlük 850 mg ile 1.5 g’ dır. Günde yağlı bir porsiyon balık yenmesi ile yaklaşık 900 mg Omega-3 yağ asidi alınabilmektedir. Bu nedenle haftada en az 2 kez balık yenilmesi (300 g) önerilmektedir.

Doymuş yağ asitleri:
Hayvansal kaynaklı besinlerden kırmızı et, tavuk (derili), tereyağı, tam süt ile bitkisel besinlerden palmiye ve palmiye tohumu yağı ile hindistan cevizi yağı doymuş yağlardan zengindir. Diyette alınan doymuş yağ asitleri LDL kolesterol düzeylerini yükseltir ve insülin direncinin oluşumunda etkin olduğu için diyabete eğilimi artırır. Yağsız/az yağlı diyet süt ürünleri (peynir, yoğurt, süt) kullanılmalı, kuzu, koyun eti yerine daha az yağlı dana eti ile tavuk, hindi ve özellikle balık eti tercih edilmeli, sakatat, pastırma, sucuk, sosis, salam gibi et ürünlerinden kaçınılmalıdır.

Trans yağ asitleri:
Trans yağ asitleri bitkisel sıvı yağların hidrojenize edilerek katılaştırılması sırasında açığa çıkmaktadır. Ayrıca bazı besinlerde doğal olarak da bulunmakla birlikte, büyük bölümü hidrojene yağlardan gelir. Margarinler, süt ve vitaminlerle zenginleştirilmelerine karşın içerdikleri trans yağ asidi miktarının bilinmesi önemlidir.
Trans çoklu doymamış yağ asitleri, LDL kolesterolünü artırdığı ve HDL kolesterolünü azalttığı için kalp damar hastalıklarının oluşumunda önemli bir faktördür. Bu nedenle ticari mutfaklardaki kızartmalarda, hazır yemeklerde, börek, çörek (yağlı çörekler, yağlı kraker) yapımında kullanılan bu yağların tüketimi en aza indirilmelidir.
Kalp sağlığı için beslenmede, doymuş yağ asitleri ve kolesterolü azaltıp, kompleks karbonhidratları ve posayı yükselterek kan kolesterolü düzeyi düşürülebilir veya en azından kan kolesterolü düzeyinin yükselmesi önlenebilir. Besin seçiminde ve yaşam şeklinde yapılacak değişiklikle kalp damar hastalıkları risk faktörlerini azaltabilir.

 

KALP DAMAR HASTALIKLARINDAN KORUNMADA BESLENME PRENSİPLERİ

1-Beslenmenizde yağı azaltın.

Beslenmenizde toplam yağ tüketimi enerjinin %30’ unu geçmemelidir.Yağ içeren besinler aynı zamanda vücudun ihtiyacı olan diğer besin öğelerini de içerdiği için yağa ihtiyacımız vardır. Ancak sağlık açısından bakıldığında koruyucu olması açısından diyette yağ miktarını (enerjinin %25-30) azaltmak yararlıdır.

Diyette yağı azaltmanın birçok yolu vardır. Bunlar;

  • Yediğiniz tüm besinlerin yağ miktarını dikkate alın. Çok fazla yağ içermeyen sağlıklı bir diyeti sebze ve meyveler, tahıllar, yağsız kırmızı et, derisiz kanatlı hayvan etleri, balık ve düşük yağlı besinlerle oluşturabilirsiniz.
  • Süt ve süt ürünlerinin az yağlı veya yağsız olanlarını tercih edin. Yağı azaltılmış süt ve süt ürünlerinin bileşiminde diğer besin öğeleri açısından hiç fark olmadığı için bu ürünleri tercih etmek koruyucu olmak açısından önemlidir.
  • Beslenmenizde balığa daha çok yer verin. Haftada en az 2 kez tüketilmelidir.
    Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketin.
  • Sebze ve meyvelerin yağ içeriğinin düşük olmasının yanı sıra posa içeriğinin de yüksek
    olması kalp damar sağlığını korumada olumlu etki yapmaktadır. Çünkü bazı meyve ve
    sebzelerin bileşiminde bulunan suda çözünür posa, kolesterol düşürücü etkiye sahiptir.

Yağsız dana, koyun eti ile derisi alınmış kanatlı hayvan etlerini tercih edin.

  • Hayvanın sırt bölgesinden alınan ve görünür yağı ayrılabilen etler daha az yağlıdır. Yağsız
    et, görünür yağları ayrılmış olmasına rağmen hem yağ hem de kolesterol içerir.Ancak
    diğer yağlı etlere göre yağı az olduğu için tercih edilir.

Tam tahılları ve ürünlerini tercih edin.

  • Günlük enerji gereksiniminizin büyük bir kısmını karbonhidrattan zengin besinlerden
    karşılarsanız yağ alımınızı azaltmış olursunuz. Ancak burada özellikle kompleks
    karbonhidratları (kahvaltılık tahıl ürünleri, kepekli, yulaflı ekmekleri, bulgur, makarna,
    pirinç gibi nişastalı besinler vb.) tercih etmeye çalışın. Yulaf gibi tahıllar çözünür posa da
    içerdiği için kan lipidlerini düşürücü etkisi vardır

 

Yemeklerinizde katı yağları az kullanın.

  • Yemeklerinizde margarin, tereyağı, kuyruk yağı, iç yağı gibi doymuş yağlar yerine
    bitkisel sıvı yağları ( zeytinyağı, ayçiçek yağı, soya, kanola yağı vb.) tercih edin. Tereya
    ğı hayvansal kaynaklı, margarinler bitkisel kaynaklı olmalarına rağmen her ikisi de aynı
    miktarda yağ içerirler. Bir yemek kaşığı tereyağı veya margarin 12 gramdır ve 100 kalori
    enerji verir.

Satın aldığınız besinlerin etiketleri üzerindeki yağ miktarlarını kontrol edin.

  • Çoğu besinin etiketi üzerinde bulunan besin ögeleri tablosunda enerji, yağdan gelen
    enerji, toplam yağ, doymuş yağ ve kolesterol miktarlarını okuyun. Ayrıca etiketler
    üzerinde “az yağlı” veya “yağsız” ifadelerine de dikkat edin. Bu bilgiler alışverişleriniz
    sırasında size yardımcı olacaktır. Hazır besinlerden düşük yağlı olanları tercih edin.
    Atıştırmalarınızda (ara öğünlerde) yağ miktarı düşük besinleri tercih edin.
    Ara öğünlerde bisküvi, kek, pasta, cips gibi yağ içeriği ve enerjisi yüksek besinler yerine
    enerjisi ve yağ miktarı düşük meyve ve sebzeler, hafif bir kahvaltı, az yağlı süt ve süt
    ürünlerini tercih edin.

Uygun pişirme yöntemlerini seçerek yağ kullanımını azaltın yada yağ kullanmayın.

  • Yemek hazırlama yöntemlerinizi değiştirerek lezzette herhangi bir eksiklik olmaksızın
    yemeklerinizdeki yağ miktarlarını azaltabilirsiniz. Örneğin besinleri kızartmak yerine,
    fırında kızartma, haşlama, ızgara, buharda veya mikrodalga fırında pişirme yöntemlerini
    tercih edin.

Beslenmenizde kuru baklagillere daha çok yer verin.

  • Kuru baklagiller yağ, doymuş yağ ve kolesterolden fakir kompleks karbonhidratlar ile
    posadan zengin bitkisel protein kaynağı besinlerdir. Bu özellikleri nedeni ile kan
    kolesterolünü düşürücü etkileri vardır.

Ev dışında yemek yediğiniz zaman yağsız/az yağlı yemekleri tercih edin.

  • Menüden yemek seçerken az yağlı besinleri tercih etmek için gördüğünüz yiyeceklerin
    nasıl yapıldığını sorun yada kızarmış veya soslarla zenginleştirilmiş olanları tercih etmeyin.
    Kalp sağlığını korumada diyetin toplam yağ miktarı enerjinin en fazla %30’unu
    oluşturmalıdır. Günlük 2000 kalori tüketen bir kişinin en fazla 67 gram/gün yağ ( %30)
    tüketmesi sağlıklıdır.

Diyette toplam yağ miktarının azaltılması,

  • Aynı zamanda kolesterol düzeyini yükselten en önemli faktördür. Diyette doymuş yağ asitlerini günlük toplam enerjinin %7 tüketin. Bu günlük toplam yağ tüketiminin yaklaşık üçte biridir. Diyette toplam yağ miktarının azaltılması, aynı zamanda doymuş yağ tüketimini de azaltacaktır.

Doymuş yağlar yerine doymamış yağları tercih edin.

  • Çoklu doymamış yağlar günlük toplam enerjinin % 10’ unu, tekli doymamışlar toplam enerjinin % 15’ ini oluşturmalıdır. Bu hayvansal kaynaklı yağların ve katı yağların yerine bitkisel sıvı yağların (zeytinyağı, kanola, soya, ayçiçek yağı vb.) kullanılması ile sağlanabilir.

Diyetinizde kolesterolü sınırlayın.

  • Günlük kolesterol alımınızı 300 mg’ın altına indirmeniz (eğer kalp damar hastalığı risk faktörleri varsa <200 mg/gün) kalp sağlığınız açısından önemlidir. Doymuş yağ alımının kısıtlanması, diyetle kolesterolün azaltılması kan kolesterol düzeyinin düşürülmesine yardımcıdır. Kolesterol içeren besinlerin diyetten çıkarılması gerekmez, sınırlamak yeterlidir. Süt, peynir, tavuk, balık ve kırmızı et kolesterol içeren besinler olup aynı zamanda vücudun ihtiyacı olan bir çok besin öğesini içermektedir.
    Karaciğer gibi kolesterol içeriği yüksek sakatatlardan uzak durun.

2-Posa tüketiminizi artırın.

Posadan zengin besinlerle beslenmek kan kolesterol düzeyinin düşürülmesine yardımcı olur. Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketimi, haftada 2 kez kurubaklagillerin kullanımı, kepekli, yulaflı ekmeklerin, tam tahıllı kahvaltılık gevreklerin tercih edilmesi günlük posa tüketiminizi artırmanıza yardımcı olur.Beyaz un tüketiminden uzak durun.Günlük posa tüketiminiz 25-30 gm olmalıdır.

3-Daha fazla meyve ve sebze tüketin.

Beta karoten, vitamin A ve vitamin C gibi antioksidan vitaminleri yüksek oranda içeren sebze ve meyvelerin tüketimi ile kalp sağlığı arasında olumlu bir ilişki vardır. Bu nedenle sebze ve meyve tüketiminizi arttırın. Ancak,meyveler içerisinde çok fazla şeker içerdiğinden aşırı tüketimi zararlıdır. Özellikle obez, insülin direnci olan ve şeker hastalığı olanlarda, miktarlar az olmalı (bu miktarlar diyetisyenler veya doktorlar tarafından ayarlanır) ve genellikle yemek üzerine değil, ara öğünlere konularak yenilmelidir.
Diyet tek başına kan kolesterol düzeyini düşürmede tek yol değildir. Diğer bazı yaşam şeklinde değişiklikler de kalp hastalığı riskini azaltır.

4-İdeal vücut ağırlığınızı koruyun, şişmansanız ideal ağırlığınıza ulaşın.

Aşırı vücut yağı kalp hastalığı riskini arttırır. Vücutta fazla yağın depolandığı bölgeye göre de kalp sağlığı etkilenir. Karın bölgesinde fazla yağ toplanması kalça ve uyluklarda toplanan yağa kıyasla yüksek oranda kalp hastalıkları ile ilgili risk oluşturur. Bu nedenle ideal vücut ağırlığınıza ulaşmanız (ideal Beden kitle indeksi/BKİ) dışında bel/kalça oranınızın da normal (kadınlarda 0.85 cm erkeklerde 0.90 cm) olması kalp sağlığı açısından önemlidir. Günümüzde şişmanlığın belirlenmesinde beden kitle indeksi kullanılmaktadır.
Bel/kalça oranı erkeklerde 1.0, kadınlarda 0.8 üzerine çıkmamalıdır. Bel/kalça oranı santral (elma tipinde) tipte obezitenin iyi bir göstergesidir. Santral tipte obezitenin kardiyovasküler hastalıkların gelişimi ile ilişkili olduğu bilinmektedir. Santral tipte obezitesi olanlarda diyabet gelişme riski, alt beden obezitesi olanlara göre daha yüksektir. Santral obezite; hipertansiyon, diyabet, insülin direnci, kan şekeri yüksekliği, bozuk lipid profili gibi kardiyovasküler risk faktörlerini de artırmaktadır. Bel/kalça oranı yüksek olan kadın ve erkeklerde hipertansiyon, hipertrigliseridemi, hiperinsülinemi ve glikoz intoleransının daha yüksek olduğu bilinmektedir.

5-Fiziksel aktivitenizi artırın.

Kalp sağlığınız için düzenli ve orta düzeyde aktivite önemlidir. Aktif yaşam kan kolesterol ve trigliserit düzeylerinizi normalde tutar, HDL kolestrol düzeyini arttırır, kan basıncını düşürür, stresi kontrol etmeye yardımcı olur, enerji harcayarak vücut ağırlığının kontrol altında tutulmasını sağlar. Daha etkin aerobik aktivite kalp kasını iyi çalıştırır ve kardiyovasküler sistemin daha etkin çalışmasına yardım eder. Haftada 300dak.egzersiz önerilen aktivitedir.
Orta şiddette egzersiz (yürüyüş, yüzme, hafif koşular vb.) kalp sağlığınızı korumada önemlidir.
6-Eğer kan basıncınız yüksek ise (hipertansiyon), kan basıncınızı kontrol altına alın.
Kan basıncı kontrolünü zorlaştıran başlıca etmenler; şişmanlık, yüksek yağlı, yüksek sodyum içeren diyet ve aşırı alkol tüketimidir. Yüksek kan basıncı (hipertansiyon) kalp krizi ve felç için risk etmenidir. Vücut ağırlığını korumak, eğer şişmansanız ideal vücut ağırlığına ulaşmak fiziksel olarak aktif bir yaşam şeklini benimsemek sigarayı bırakmak, tuz ve sodyumu (2400mg/gün) orta düzeyde içeren bir beslenme şeklini uygulamak, hipertansiyonu kontrol altına almanızda önemlidir.

7-Sigarayı bırakın.

Sigara kalp damar hastalıklarından ani ölümlerde çok önemli bir risk etmenidir. Sigara kan basıncını ve kalp atım hızını arttırır. HDL kolesterol düzeyini düşürür, kanın pıhtılaşma eğilimini arttırır ve ani kalp krizine neden olur.Ülkemizde giderek artan sigara kullanımı son derecede endişe vericidir. Özellikle kadın cinsiyette giderek arttığı gösterilmiştir.

8- Stresi azaltın.

Stres ile kardiovasküler hastalıklar arasındaki bağlantı zayıf da olsa, stresi kontrol etmek; özellikle stresle baş etmek için çok yemek yiyen veya sigara içen kişiler için önemlidir.

9- Alkol tüketiminden kaçının.

Alınacak alkol miktarları da belirlenmiştir. Ör: kırmızı şarap kadınlarda bir kadeh ve erkeklerde iki kadeh olarak önerilmiştir.

Doğru beslenme,iyi karbonhidratların daha az ve dengeli kullanıldığı, daha çok sebzeden zengin, belli oranda meyvenin tüketildiği, zeytinyağının ağırlıklı olarak kullanıldığı dengeli bir diyetten geçiyor.
Akdeniz tipi diyet, tüm dünyanın bugün önerdiği ve yukarıda ki yaklaşık önerilerin tümünü barındıran diyet tipidir.